TURKAV/ BASINA ve KAMUOYUNA

“ DAR KAFALILIK HANGİ ŞAPKAYI GİYSE AYNİDİR…”

               tha – Türkiye iç politika alanında, tarihi, milli ve kültürel gerçeklerle içinde bulunduğumuz toplu durumu uygun şekilde telif edememenin sıkıntılarını yaşıyor. Milliyetçilik ruhunu farklılaştırarak milli kimliği ret edenlerin Ankara’da HDP’ in genel kurulunda kepazelikleri görülmüştür. Ve tarihin önünde kara bir leke olarak yer almıştır. Hürriyet ve istiklalinde daima asıl varlığıyla var olan Türkiye’nin demokrasiye olan inancı istismar edilmiştir. HDP genel kurulunu yöneten divan kurulu, uygar ve hukuk devletinde olamayacak görüntülere kayıtsızdır. Ancak, bir kez daha bu genel kurulda TBMM’ de de temsil edilen HDP’ in amacının, açılım istismarında olduğu gibi kamuoyunca anlaşılması olmuştur. HDP genel kurulu saptırılarak hukuksuzluklara yol vermiştir.


Tarihte Divan kelimesinin kullanıldığı yerlere göre farklı anlamlarının olduğu bilinmektedir.  Kültür ve medeniyetimizdeki çok önemli yeri mevcut olan divan üzerinde durduğumuzda, eski Türk kültür medeniyetindeki kurultayın Türklerle divanin özdeşleştiğini göz önünde bulundurmak zorundayız.
Divanin sorumluluğunu yerine getiremeyenler Divan-i Harp ve Allah katında üç divan bulunduğuna bakmamıştır.  HDP’ in genel kurulunu yöneten Divan Marksist bir anlayışla Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Hukuk devleti olma varlığını hiçe sayma görüntülerine müdahale etmemişlerdir. HDP genel kurulunda kötü niyetli ve alçakça davranışlar, Demokrasilerde ve uygar hukuk devletinde olması mümkün değildir. TÜRKAV olarak Türk milleti ve devletine kötü niyet besleyen anlayışları ve istismarcıları, şiddetle, nefretle kınıyoruz. Ve bütün bunlara bakıldığında dar kafalılıkla hangi şapka giyilirse giyilsin değişmeyeceğini siz değerli basın aracılığıyla kamuoyu ile paylaşıyoruz.  Buradan hatırlatıyoruz;  İnsanlığın vicdanında kabul görmeyen davranışlar Hukukun önünde de hesaba vermelidir. Divanın hesap defterinin, ne anlama geldiği daha iyi anlaşılmaktadır.

AİLE BÖLÜNMEZDİR

Çin’in Doğu Türkistan’da uyguladığı insanlık dışı işkencesine bir yenisi ile devam etmektedir. Çin, ABD ile özellikle Asya’da, Ortadoğu’da insanlığın haykırışına aldırış etmeden ekonomik sömürücülüğün hesabi içindedir.

Çin yeni atakla kendi para birimiyle dünyanın ekonomisini elinde tutmanın hesabi içindedir. İnsanlık, Çin’in, ABD’ in aşağılık anlayışlarıyla daha ne kadar yoluna devam edecektir?
1993 Viyana Sözleşmesi madde 1/3 “ İnsan hakları ve temel özgürlükler bütün insanların doğumuyla sahip olduğu haklardır. Bu hakların korunması ve geliştirilmesi hükümetlerin ilk sorumluluğudur” diye yer almıştır. Çin’in, her Türk ailesine bir Çinli erkek vermesi viyana bildirisindeki madde 5/a’ ile örtüşmekte midir? Bakın ne diyor;  ’”…bütün insan hakları evrenseldir. Bölünmezdir. Birbirine bağlıdır”  yer almasına rağmen, insanlık nerede! Dünya neden duymamaktadır! BM neden insan hakkına saygı duymamaktadır.
TÜRKAV, İnsan olmanın gereği olarak insana ait olmayan hiç bir vasfı tanımamaktadır. İnsana ait hiçbir değere saygı duymayanlara hatırlatıyoruz. İnsan hakları evrenseldir. Ve onun hakkını korumak insanlık gereğidir.  Türk aile yapısını tahrip ederek yok saymak anlayışından vazgeçin. İnsanlık tarihi yoksa sizi affetmeyecektir.
TÜRKAV dün olduğu gibi bu günde, zulmün ve soykırımın son bulmasını ifade ederek kamuoyunun duyarlılığı hatırlatmaktadır. Doğu Türkistan hala esaret altında bulunan talihsiz Türk topluluklarından birini barındırıyor. Uygur özerk bölge olarak bilinen Doğu Türkistan Türk tarihinin en önemli kültür ve medeniyet merkezlerinden birisidir.  1949 Kızıl Çin’in istila ettiği bölgede günümüze kadar katliamlar, zulümler ve yeni bir soykırımla Türk ailelerine verilen Çinli erkek uygulamalarıyla, din ve milliyetlerinden koparılmaya, Çinlileştirilmeye çalışılıyor.
TÜRKAV, Çin’ in uygulamalarına aynen devam etmesi halinde dünyada tarihin yüzkarası olarak yerini alacağını ifade etmektedir.
TÜRKAV Şairin ifadesiyle “… Hiç olmazsa kovarım ya,” diyerek Çin’e insanlığın yaptırım uygulamasını değerlendirmektedir.
TÜRKAV buradan ifade etmektedir ki, Tarih şuuru ile bu coğrafyaya bakılmasıyla daha gerçekçi bir sonuca varılabilecektir. Zulme maruz kalan halkın, Türk ve Müslüman oluşu burada yaşanılan olayların öğrenilmesini de engelliyor.

ÜLKELERİN COĞRAFI ÖZELLİKLERİNİN VARLIĞI

                Türkiye’nin coğrafi konumu, Avrupa, Asya, Karadeniz, Balkan, Akdeniz, Ortadoğu ve Batı Asya ülkesi konumundadır. Bu durum hiç şüphe yok ki taşıdığı özelliği gereği hesabı olanların iştahını kabartmaktadır.  ABD, Rusya, Çin kendi para birimleriyle, özellikle Çin, dünya ekonomisini etkileme ve yönlendirme çabasındadır. Suriye’deki Türkmenlere ABD destekli pyd saldırırken, BM’ ye yüklenen sorumluluk ve büyük ölçüde düşen vebal olduğu unutulmuştur.
Türkiye’de dikkatlerin iç politika konularında yoğunlaşmış olması HDP’ in genel kurulunda olduğu gibi, dış politikadaki olayların gerekli dikkat ve hassasiyetle takibini zorlaştırma gayretleridir.
Değerli Basın Mensupları,  oysaki Ülkemizin jeopolitiği içeride lüzumsuz gerginliklere, husumetlere fırsat vermeyecek kadar hassas olmak durumundadır. ABD temsilcisinin bu gün ülkemizi ziyaret etmesi sonucu, insanlık tarihi ve huzurlu bir gelecek adına önemi, ABD ve dünyaca benimsenmiş olur.  Yüzyılın kapılarının ne adına olursa olsun zihinlerin skolastik prangalarla hareketsiz kılınması acı bir tablodur. Balkanlar böyle kaybedildi. Asırlarca huzurlu ve güvenle yaşadıkları topraklardan vahşice atılan milyonlarca soydaşımızın, doldurdukları İstanbul camilerinin avlularından yükselen ıstırap acı, feryat hala hafızalarımızdadır.
Türkiye’nin özellikte ülke güvenliğini tehdit eden dış ve iç teröre karşı Afrin’ de de şehit vermiştir.  TÜRKAV Yönetim kurulumuzla, şehitlerimize Allah’tan rahmet, ailelerine ve Türk milletine başsağlığı diliyoruz.
Değerli basın mensupları, Fitne şimdiye kadar elde edemediği kitle tabanını oluşturabilmek için bir taraftan pkk ile işbirliğine girerken diğer taraftan da bölücü fitne ile mevzi kazanmak çabası içindedir. Fitnenin yuvalandıkları yerlerinden sınırımızdan içeri girmelerine TSK geçit vermemiştir. Tablo hiç tereddüt edilemeyecek kadar aşikârdır. Bunun teşhis ve tespiti için sosyal analizci olmaya gerek yok. Sadece biraz basiret, birazda yakın tarihimize ait bilgi ve tecrübe yeterlidir.  Türk milliyetçileri Türk devletinin düzenini, sosyal yapısını, anayasa nizamını sarsacak bir akım olabilir mi?

Dolar ve Yuan para birimleri ekonomide kendi varlıklarını güçlü kılmak için zarar vermekte sınır tanımamaktadır. Suriye’nin pkk terörüne kapılarını açtığı yıllara Türkiye’nin sınırlarındaki ciddiyetsiz komşu ülkelerin durumları ülkemizi rahat bırakmamıştır. Türkiye bu çıkmazların üstesinden gelecektir.

TBMM açılışında konuşan ATATÜRK’ ün şu ifadesini sizlerle paylaşıyoruz; “Yalnız ve yalnız bir şey düşünmeye mecburuz. O da memleketin kurtulmasıdır”  konuşmasına devam ederek …”düşmanların emellerini biliyoruz” içeride ve dışarıda, Türk milleti ve devleti üzerinde kötü emelleri düşüncelerini tespit ederek noktayı nasıl koymuşsa,  bu günde ülkemizde emeli olanlara zeytin dalı operasyonu ile yapılan harekette noktayı koyacaktır.
TÜRKAV, Türk silahlı Kuvvetlerimizin başarısına yürekten inanmaktadır. Türk milletinin gönlünden çıkan Ordusunun zaferle sonuç alması duasıyla TÜRKAV yönetim kurulumuzla başarılar diliyoruz.
TSK,nin Afşin’de sonra Münbiç’ te ve bu coğrafyada başarısı emperyalistlerin oyunlarına son vermesi bakımından çok önemli görmekteyiz. Türk milleti büyük bir millettir.
Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

Kenan KURU
Trabzon TÜRKAV Başkanı