Kalça Kırıklarında Saçaklı Halı Tehlikesi

tha – Yaşlanma günümüz toplumlarının en büyük sorunu olarak kabul ediliyor. 2050’li yıllarda sağlık alanındaki iş yükünün ciddi bir kısmını yaşlı kalça kırıklarının oluşturması bekleniyor. Basit bir zorlama ile oluşan bu kırıkların tedavisi için ise zaman hayati önem taşıyor. Kadınlarda daha çok görülen kalça kırıklarının başlıca sebebi menopoz nedeniyle kemik yoğunluklarının azalması olurken, gençlik döneminde alınacak önlemler ile bu riski azaltmak mümkün. Evde bulunan eşik, basamak ve halı saçakları gibi engellerin yaşlılar için tehlike oluşturduğunu belirten Memorial Ankara Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Hakan Özsoy, yaşlılarda kalça kırıkları ve alınması gereken önlemler hakkında bilgi verdi.

Devam

Sinüzitle İlgili Doğru Bilinen Beş Yanlış

tha – Yaşam kalitesini düşüren önemli sağlık sorunlarından biri olan sinüzit, burun tıkanıklığı, burun akıntısı, baş ağrısı ve akut dönemde ateş ile kendini gösteren yüz bölgesinde bulunan hava boşluklarının iltihaplanması sonucu oluşuyor. Genelde immün sistemi zayıflayan, ani hava değişimlerine maruz kalan, yeteri kadar dinlenemeyen ya da burun içinde et büyümesi, deviasyon gibi darlık yapan sorunları olan kişilerde daha fazla görülüyor. Sinüzit sorunu toplumda yaygın olarak görüldüğü için halk arasında çeşitli çözüm yolları aranan problemler arasında başı çekiyor. Ancak bu çözüm yolları her zaman sağlıklı sonuçlar doğurmuyor ve hastada farklı komplikasyonlara yol açabiliyor. Memorial Şişli Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Bölümü’nden Op. Dr. Nurten Küçük, sinüzit hastalığı, tedavi yöntemleri ve sinüzitte doğru bilinen yanlışlar hakkında bilgi verdi.

Devam

Migren Ataklarına Karşı On Etkili Öneri

tha – “Başım patlıyor, gözlerim oyuluyor… Başıma adeta çekiçle vuruyorlar… O kadar ağrıyor ki başımı duvarlara vurasım geliyor… Saçlarımı çekiyorum yine de geçmiyor… Bu ağrı hiç geçmeyecek galiba…” Bunlar ve benzerleri migren ağrısı yaşayan hastaların sıkça sarf ettikleri yakınmalar… Yaz aylarının, en sıcak dönemlerini yaşadığımız bu günlerde migren ataklarında artış görülebiliyor. Özellikle, günün en sıcak saatlerinde (13.00-14.00 gibi) dışarıda olmak, su tüketiminin az olması, sıcak havalara bağlı gece uyku kalitesinin bozulması, ışık hassasiyeti olan hastaların parlak güneş ışınlarına maruz kalması migren ataklarını tetikleyebiliyor. Acıbadem International Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Ayça Gül Sun migren ağrısının 4 saat sürebildiği gibi, 3 gün kadar da devam edebildiğine dikkat çekerek, “Ağrı hiç bitmeyecekmiş gibi hissettirse de bitmeyen migren atağı yoktur. Önemli olan migren atağının yaşam kalitesini, sosyal ve iş hayatını olumsuz etkilemesini engellemektir. Migren ataklarının sıklığı kişiden kişiye farklılık gösterdiği, gibi aynı kişide dahi dönemsel farklılıklar olabiliyor. Alınabilecek bazı önlemler ve uygulanabilecek koruyucu tedavi yöntemleri ile atak sıklığı azaltılabiliyor” diyor.  Acıbadem International Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Ayça Gül Sun migren ataklarından kurtulmanın 10 yolunu anlattı, önemli uyarılarda bulundu.  

Devam

Alerji ile başa çıkmak mümkün

tha – Çoğu kişinin sorunsuz kabul edebileceği bir maddeye karşı olan anormal duyarlılık olarak tanımlanan alerji kimi zaman bizleri oldukça rahatsız ederek gündelik işlerimizi aksatacak raddeye ulaşabiliyor. Mevsimsel, yıl boyu süren ve mesleksel olarak ortaya çıkan alerjide doğru tedavi yöntemleri ise hayat kalitesini yükseltiyor.

Devam

Beyin sağlığınızı, doğru beslenerek koruyun

tha – Beslenme; anne karnından, yaşlılığa kadar hayatın her döneminde büyük önem taşıyor. Hastalıkların önlenmesi, tedavisi ve yaşam kalitesinin artırılması, yeterli ve dengeli beslenmeyi öğrenmekten geçiyor. Yanlış beslenme alışkanlıklarının düzeltilmesinin kronik hastalık riskinin azaltılmasında temel faktörlerden biri olduğunu vurgulayan uzmanlar, sigara & alkol kullanımı, kolesterol ve yüksek tansiyon gibi etkenlerin beyin sağlığını olumsuz etkilediğini belirterek,düzenli beslenmenin beyin sağlığı üzerindeki etkisine dikkat çekiyor.

Devam

YEMEKLERİNİZE TUZ YERİNE BAHARAT ATIN

tha – Birçoğumuzun düşünmeden yemeklere bol bol serptiği tuz aslında vücudun baş düşmanı. Uzmanlar tuzla mesafeli bir ilişkiyi öneriyor. Yemeklerimize tuz yerine baharat, limon suyu, nar ekşisi ya da sirke kullanarak tat katmak tuz tüketimini azaltmayı sağlıyor. Liv Hospital Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Tekin Akpolat, hipertansiyon, kalp, böbrek hastalıkları başta olmak üzere obezite, diyabet ve bazı kanser türlerinden korunmak amacıyla günlük tuz tüketimini 5 gram ile sınırlamak gerektiğine dikkat çekiyor. Prof. Dr. Tekin Akpolat tuzu azaltarak hayatımıza neler katabileceğimizi anlattı…

Devam